68 BİR MİLLİ DEMOKRATİK DEVRİM HAMLESİDİR. 0

29, Ekim 2013

Mustafa İlker Gürkan


68 BİR MİLLİ DEMOKRATİK DEVRİM HAMLESİDİR./mustafa ilker gurkan 68 BİR MİLLİ DEMOKRATİK DEVRİM HAMLESİDİR.

68’i kısaca kategorize etmek gerekseydi nasıl yapmak gerekirdi diye düşündüm. Ve “Büyük Usta” Farabiye başvurdum bana bir çerçeve versin diye, Şöyle diyor:

” Bir lafzın delalet ettiği ve işaret edilen bu şeylerden birnin nitelendiği her akli anlama kategori adını veriyoruz.(Kategorilerin bir kısmı)işaret edilen bu şeyin ne olduğunu (mahiyetini) bir kısmı nice olduğunu (niceliğini), bir kısmı nasıl olduğunu (niteliğini), bir kısmı nerde olduğunu, bir kısmı ne zaman olduğunu veya geçmişte olduğunu yada gelecekta olacağını (zaman), bir ksımı göreli olduğunu (görelilil), bir kısmı onun konumlandırıldığını vebir konum olduğunu (konum), bir kısmı onun yüzeyinde onu çevreleyen bir şeyin bulunduğunu (mekan), bir kısmı etkilendiğini, bir kısmı da etkilendiğini bildirir.” (1)

Biz bu sıralamayı biraz değiştirerek önce mekan ve zamandan başlayalım.

68 deyince öncelikle ve başat olarak sözünü ettiğimiz Türkiye de 68 dir.(2) Yani mekan Dünya ise konumlanış Türkiyedir.

Bütün dünya, geri kalmış ülkelerde muazzam bir mücadeleye tanık olmaktadır.Küba dan ve Vietnama… Hele “Kara afrikada ” muhteşem bir bağımsızlık mücadelesi, sömürgecilikle savaş volkanı gibi (P. Lumumba, K. Nkrumah v.d) ABD de siyahların (M.L. King, S. Carmicheal), Avrupa da J.P. Sartre’ların başını çektiği büyük bir özgürlük savaşımı yürüyor. “Aydının doğası muhalif olmaktır”

Türkiyede ise Gençliğin beyninde, yüreğinde, dilinde Bursa Nutku “Türk Genci Rejimin Ve İnkilapların Sahibi ve Bekçisidir….” Özgürlük ve Erdem Devrimci Gençliğin Karakteridir.

Türkiye 27 Mayıs Anayasasının getirdiği “Özgürlük Ortamında” Sosyalizmi, Bağımsızlık ve Demokrasi düşüncesi tartışılıyor. Büyük sanatçılar ve sanat eserleri ortaya çıkıyor. Ancak siyaset dünyası yetmezlik içinde. CHP “ortanın solu” gibi kavramlarla yükselen halk hareketini “elde tutmak” peşinde… Sosyalist Parti(ler) -nedenleri üzerinde durmayı burada gereksiz gördüğüm biçimde”- toplumsal muhalefetin ‘gerisinde kalmış’ durumdalar. İşçi sınıfı yeni tanıştığı grevler, işgallerle adeta “ısınma” süreci yaşıyor.. Köylüler de öyle: Fındık, tütün üreticileri uyanışta, toprak talepleri var.. . Emekçi sınıflar henüz tarih sahnesine fırlayacak durumda değil. Halkın bilinç düzeyi , özlemlerini ‘siyasal tercih’ olarak sandığa yansıtacak düzeyde değil. Ama görkemli bir uyanışın bütün belirtileri pırıl pırıl görünüyor. Zaman böyle bir zaman (3)

Ama Gençlik, adı üstünde “delikanlı” sabredermi? Siyasetin yetersizliğ,i ataleti ve bilmem nesi toplumsal muhalefet sorumluluğunu gençliğin omuzlarına yükledi. (68 ila 71’in karşılaştırmalı tartışması yapılırken bu husus tayin edici önemdedir.)

Ve Türkiye tarihinin bütün dönemlerinde olduğu gibi toplumsal uyanışın ve tarihsel ilerlemenin lokomotifi bir sosyal tabaka “fokur fokur” kaynıyor… “Asker-Sivil Aydın Zümre”. Gençlik de bunun bir parçası olarak tarih sahnesine fırlıyor. Birikimi de var. 28-29 Nisan Gençlik Başkaldırısı… Doktor Memduhlar, Kastro Nuriler … Daha gençleri Bozkurt Nuhoğulları, Sencer Güneşsoylar, Tunga Ungunlar.. İsmini sayamadığım büyüklerimiz.. Daha üniversitedeler ve bizimle ilişkileri sürüyor. Zaman böyle bir zaman.

“68”, Gençlik Hareketinin “Kahrolsun Amerikan emperyalizmi” ve “Demokratik Üniversite ” sloganlarıyla zirvesini oluşturduğu bir Milli Demokratik Devrim hamlesidir. “Bağımsızlık ve Demokrasi” mücadelesinin önemli bir durağıdır. Gençlik önderliği sosyalist gençlere aittir. Bütün sürece damgasını vuran “Yaşasın Tam bağımsız ve Gerçekten Demokratik Türkiye” şiarı 68’in niteliği üzerine yapılabilecek her tartışmayı sonlandıracak mahiyettedir.

68 Toplumda köklü değişiklikler istemektedir ve Egemen sınıflarla uzlaşmayı reddetmektedir. Dayanak saptamalarının başında: Türkiyenin bir Karşı Devrim yaşadığı olgusu gelir. {Emperyalizmin (finans kapital) , işbirlikçi sermayenin ve müttefikleri feodal mütegallibe (ağa-şeyh-tefeci-bezirgan) artığı sınıflar tarafından yarı-bağımlı, yarı feodal bir ülkeye dönüştürülmüştür. İşbirlikçi Kapitalizm altındaki geriye gidiş; ekonomik-toplumsal-kültürel-askeri her alanda ülkemizi felakete sürüklemektedir. Köklü bir değişiklik zorunludur. Çözüm Milli Demokratik Devrimdir.}

Burada bir noktaya değinmek günümüz koşullarında zorunlu görünüyor. 68’in dayandığı ve ürettiği kültürel birkimin önemli bir düşünsel/ideolojik mücadele alanı da ” demokrasinin” sorgulanmasıdır. 68 (sandığa indirgenen) demokrasiyi sorgulamış, o günlerde “cici demokrasi” yada “tahterevalli demokrasisi” ya da “Filipin demokrasisi” gibi deyimler bu sorgulamada kullanılmıştı. Özellikle “milli irade” kavramı yerine “milli egemenlik” kavramı üzerinde durulmuş. Birincisinin milleti uyutmaya ve diktatörlüğe, ikincisinin ise ulusal bağımsızlığa dayanak oluşturduğu güçlü biçimde vurgulanmıştı. Milli irade diyerek Menderesin tahkikat komisyonları , sansür, hapisler, vatan cepheleri ile sandıktan diktatörlük üretmesi hafızalarda canlı bir olguydu. Diğer yandan İkili anlaşmalar, Amerikan Üsleri, Milli Petrol, Milli İlaç kavgaları,v.d. sorunun “Milli İrade” değil “Milli egemenlik” olduğu konusundaki devrimci iddialara güç katıyor ve toplumsal haklılığına yol açıyordu. Sözcüğün tam anlamıyla söylüyorum: “Demokrasi sorgulaması” 68’in devrimci ruhuna, ‘demokratik meşruiyet’ kazandırmıştır. Tarihin diyalektiği böyle işliyordu. 68 anti-emperyalist-anti-feodal, anti-faşist devrimci bir harekettir/süreçtir.

Andımızı hatırlayalım:

Biz devrimci gençler olarak
Emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı
Sayımızın azlığına düşmanın çokluğuna bakmadan, bıkmadan ve korkmadan
Tam bağımsız ve gerçekten demokratik Türkiye için
Son nefesimize kadar mücadele edeceğimize
Devrimci şerefimiz üzerine and içeriz.
Biz bu andı Beyazıt’ta, Taksim’de söyledik.. Kızılay’da, Anıtkabir’de söyledik … Basmahanede söyledik … Türkiyenin her yerinde söyledik. 68’in niteliği budur..

Dipnotlar:

(1) [ Farabi, Harfler Kitabı Syf.4 Litera yayıncılık]

(2)Elbette 68 kavramıyla anılan bir yıl değil bütün dünyada bir süreç. Türkiyede de öyle. 27 Mayıs Anayasasının getirdiği özgürlük ortamında: TİP, Sosyalist Kültür Derneği … DİSK, TÖS…. Yön, Aydınlık, Türk Solu, Ant… Sol yayınları, Bilim ve Sosyalizm yayınları ve Gerçek yayınevi gibi adını burada sayamadığımız, saydığımız; -sırasıyla- siyasal oluşumlar, demokratik kitle örgütleri, süreli yayınlar, kitap yayıncıları… Hepsi o büyük uyanışın ortak mimarıdırlar. Şaka değil bir “Komünist Manifesto”, bir “Ne Yapmalı”… 7,5 sene hapis demektir. 6 kitap 45 sene… Dile kolay…

(3) Emekçi sınıfların 68-69 da henüz toplumsal önderliğe hazır olamayışının bir dizi nedeni var ve bunların üzerinde ayrıca önemle durulmak gerekir. Ancak emekçi halkın tepkisinin, özleminin ve hatta isteminin henüz siyasal tercihine yansımadığının en açık kanıtı 1965-1969 seçim sonuçları karşılaştırmasıdır.

68 BİR MİLLİ DEMOKRATİK DEVRİM HAMLESİDİR./mustafa ilker gurkan

Mustafa İlker Gürkan

68 BİR MİLLİ DEMOKRATİK DEVRİM HAMLESİDİR./mustafa ilker gurkan

0 Yorumlar

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Name*

Website

Comment

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>